• İktibas

  • İktibas

  • İktibas

  • İktibas

Copyright 2017 - Custom text here

gülistane’de / sohrab sepehri

sohrab sepehri
çeviri: serdar okuyucu

gülistane’de

ovalar ne geniş
dağlar ne yüce
nasıl da ot kokuyor gülistane
ben bu köyde bir şeyin peşindeydim:
belki bir düşün,
bir ışığın,
bir çakıltaşının,
belki bir gülümsemenin.

karakavakların arkasından saf bir aymazlık çağırıyordu beni
bir kamışlığa dayandım, yel esiyordu, kulak kabarttım:
kimdi benimle konuşan?
bir kertenkele süzüldü
düştüm yola
yolüstünde bir yoncalık
sonra bir hıyar bostanı, çiçek açan çalılar ve toprağın unutkanlığı
bir suyun kenarında çıkarıp çarıkları oturdum
ayaklarım suda:
“nasıl da yeşilim bugün!”
tenim ne kadar da uyanık
erişmesin dağın ardından bir keder
ağaçların arkasında kim var?
hiç. tarlada bir inek otluyor
yaz öğlesi
gölgeler bilir nasıl bir yaz olduğunu
lekesiz gölgeler
temiz ve aydınlık bir köşe
duygunun çocukları! oyun yeri burasıdır
boşuna değil yaşam:
şefkat var, elma var, inanç var
evet, şakayık durdukça yaşamalı.

Devamını oku...

suyun ayak sesi /sohrab sepehri

suyun ayak sesi

sohrab sepehri

çeviri: serdar okuyucu

annemin sessiz geceleri için!

kaşanlıyım
geçinip gidiyorum
bir lokma ekmeğim, azıcık aklım,
iğne ucu kadar bir zevkim var.
ağaç yaprağından iyi bir annem,
akan sudan iyi dostlarım var.

ve bir de bu yakınlarda bir tanrım:
şu şebboyların arasında, o ulu çamın altında
suyun bilincinin üzerinde, otun yasasının üzerinde.

ben müslümanım.
kıblem kırmızı bir güldür
namaz yerim bir pınar, mührüm nur
seccadem ova.
ben pencerelerin kalp atışıyla abdest alırım
namazımın içinden ay akar, tayf akar.
bütün zerreleri billurlaşır namazımın,
namazımın arkasında taş görünür:
ben namazımı
rüzgar servinin minaresinde ezanını okuduğunda kılarım
otun başlama tekbirinden,
dalganın “kad kamet”inden sonra kılarım.

Devamını oku...

Seyir Suresi /Sohrab Sepehri

çeviri: serdar okuyucu
 
seyir suresi

andolsun seyre
ve sözün başlangıcına
ve zihinden uçuşuna güvercinin
kafeste bir sözcük var

sözlerimse bir parça çimenlik gibi açıktı
onlara dedim:
eşiğinizde bir güneş duruyor
ki kapıyı açarsanız davranışlarınıza yansıyacak

ve onlara 
taş dağın süsü değildir dedim
nasıl ki bir ziynet değilse kazmanın bedeninde maden
yerin avucunda görünmez bir cevher var
ki tüm yalvaçların gözleri kamaşır parıltısıyla
cevheri arayın
yalvaçlığın otlağına götürün an’ları

ve onlara,
ulağın ayak seslerini müjdeledim
günün yakınlığını, rengin çoğalışını
ve gülün uğultusunu
kaba sözlerin çitinin arkasından

Devamını oku...

f t g m